Paşakapısı Kapalı Cezaevi

Paşakapısı kadınların kaderini değiştiriyor Parmaklık ardında bir Avrupa rüyası

İstanbul Paşakapısı'nda alışılmadık şeyler oluyor. Sadece kadın tutuklu ve hükümlülerin kaldığı bu cezaevinde savcıdan aşçıya kadar bütün görevliler Avrupa Birliği standartlarını oturtmak için canla başla çalışıyor.

Bu proje bir ilk
Üsküdar'daki Paşakapısı Cezaevi'nde Avrupa Birliği'ne Uyum Yasaları çerçevesinde pilot uygulama yapılıyor. Pazar SABAH, ilk kez bu cezaevine girdi, personel ve mahkumlarla konuştu.

Meslek ediniyorlar
Bu cezaevinde yaşları 24 ile 30 arasında değişen 300 kadın tutuklu ve hükümlü var. Hükümlüler meslek edinmeleri için kuaförlükten İngilizce kurslarına kadar pek çok eğitim programına katılabiliyor.

Namaz ve İncil
Her koğuşun 'Memurlar Koğuşu', 'Yabancılar Koğuşu' gibi bir ismi var. Cezaevinin ibadete ayrılan bölümünde namaz kılanlarla İncil okuyanları bir arada görmek mümkün.



Paşakapısı kadınların kaderini değiştiriyor

İstanbul Paşakapısı'nda sadece kadın tutuklu ve hükümlüler kalıyor. Avrupa standartlarını yakalamaya çalışan bu cezaevinde yaşananlar sıradışı. Bir yandan defileler, konserler düzenleniyor, diğer yandan mesleki eğitimlerle kadınların kaderi değiştirilmeye çalışılıyor.

Neredeyse bulutlar kadar yüksek hapishane duvarlarını çevreleyen tel örgüler sanki hayatın sınırı. Bir yanda koğuş penceresinden avluya bakan, adıyla durumu tezat bir kadın mahkum, Özgür var. Diğer yanda ise hapishane denince tüyleri diken diken olan bizler. Özgür, koğuşun demir parmaklıklı penceresinden gökyüzüne bakıp hayaller kurarken, biz Paşakapısı Cezaevi'nin her köşesinde sıradışı hayat hikayelerine, bildik cezaevi imajının nasıl yerle bir olduğuna tanık olduk. Öyle bir cezaevi düşünün ki, yemek kursları düzenlenen, defilelere, konserlere ev sahipliği yapan, mahkumların İngilizce öğrendiği, mahkum çocuklarının kreşte eğitildiği, tahliye edildiğinde bir meslek sahibi olması için mahkumlarına sertifika veren bir cezaevi olsun. Hayal gibi gelen bu cezaevi Üsküdar'da. Paşakapısı Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan söz ediyorum.

300 KADIN KALIYOR
Paşakapısı Ceza ve Tutukevi'ne son derece sıkı güvenlik kontrolünden sonra girebiliyoruz. Ayakkabılarımıza kadar çıkarıp, aranıyoruz. Cep telefonlarımızı ve tüm özel eşyalarımızı güvenlik noktasında bıraktıktan sonra Cezaevi Savcısı Zihni Doğan'ın yanına ulaşabiliyoruz. İçeride hayat daha yavaş ve temkinli ilerliyor. Öyle ki, çekim gününe kadar iki kez planımıza dair Savcı Zihni Doğan'la görüşme yapıyoruz. Görüşmede Paşakapısı'na iki gün boyunca konuk olmamıza karar veriliyor. Paşakapısı İstanbul'un tek kadın ceza infaz kurumu. 300 kadının kaldığı cezaevinde 193 personel görev yapıyor. İnfaz koruma memurlarının yüzde 85'i kadın. Erkek memurlar tutuklu ve hükümlü kadınların olduğu bölüme girmiyor. İçerdekilerin büyük bölümü uyuşturucu suçlarıyla cezaevinde, uyuşturucudan sonra en yüksek suç oranı cinayet ve hırsızlık. Tutuklu ve hükümlü kadınların büyük çoğunluğunun yaşı 24 ila 30 arasında. Yaşları bu kadar genç olunca iletişim kurmak çok daha kolay oluyor. Arkadaşça başlayan sohbetlerde konu ister istemez işlenen suçlara, pişmanlıklara, alınan derslere geliyor. İçerdeki ortamı görüp insanlarla sohbet edince zaman ve yer karmaşası yaşamamak mümkün değil. Bir an bir cezaevinde olduğumu unutuyorum. Kadınlar o kadar içimizden biri gibi, sohbetler o kadar tanıdık ki... Buradaki kadınların hayat çizgisinden sapıp cinayet işlediğine, hırsızlık yaptığına, uyuşturucu taşıdığına inanmak gerçekten güç. Ne zaman ki avluya çıkıp başımı yukarı kaldırıyorum o zaman acı gerçek çarpıyor yüzüme. Koşullar ne kadar iyi olursa olsun burası bir hapishane, özgürlük çok uzak. Duvarlar ve tel örgüler hayatla bağımı koparmış durumda.

Sonat BAHAR

Yorum Yaz